30 Temmuz 2010 Cuma
Hoşgeldiniz,   Üye olmak için tıklayınız | Şifremi unuttum
Kullanıcı Adı:   Şifre:  
FigenLetaconnoux


» Yazarın Diğer Yazıları
3415
Puan
Gezdiği Yerler: Japonya, USA, Tayland, Moskova, Fransa, Belçika, Irlanda, Italya, Kibris, Yunanistan, Portekiz, Isviçre, Angola, Etiyopya, Kenya, Tanzanya, Güney Afrika, Tunus, Misir, Dubai ve su anda aklima gelmeyen digerleri...








Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 247
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 12

Del.icio.us

İlgili Geziler
Kenya'da Safari - Amboselli & Masai Mara & Mombasa

Ulusal Nakuru Park'da Safari
Afrika > Kenya
Kategorisi: Genel     |     Gezi Tarihi: 14 Kasım 2009 Cumartesi     |     Yazı Tarihi: 21 Kasım 2009 Cumartesi

Bir önceki yazimda Rift Vadisi’nden hayli detayli bahsetmistim. Rift Vadisi sinirlari içinde bulunan, Nairobi’ye yaklasik 160 km uzaklikta, misafirlerimizi gezdirdigimiz parklar listesinde ilk sirada bulunan Ulusal Nakuru Park bu sefer de ilk tercihimiz. Bakalim Ulusal Nakuru Park’daki bu 3. safarimizde hangi hayvanlar deklansörümüze takilacak?

Yeri gelmisken safari kelimesini biraz irdeleyelim. Kswahili (ya da Swahili) dilinde "uzun seyahat" anlamına geliyor. Bu arada Swahili dilinde Arapça kökenli bir dolu kelime var. Dolayisiyla Türkçe ile bazi kelimeler ses ve anlam bakimindan hayli benzerlik gösteriyor. Özellikle 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında, Ernest Hemingway, Theodore Roosvelt gibi ünlüler tarafından meşhur edilen uzun süreli av gezileri için o dönemde kullanılsa da "safari" sözcügü, son zamanlarda yanlızca turistler için ulusal parklar ya da koruma alanlarında gerçekleştirilen "yaban hayatı izleme turları" için kullanılmakta.

Lake Nakuru National Park / Nakuru Gölü Ulusal Parki 1961 senesinde , Nakuru Kasabasi yakininda, Nakuru Gölü (soda gölü) etrafinda 188 km²’lik bir alana kurulmus. Milyonlarca pembe flamingoya ve sari gagali pelikana göl kiyisinda barinma imkani sagliyor. Yanlis anlasilmasin parkda sadece filamingo  ve pelikan yok. Beyaz gergedan, siyah gergedan, zürafa, envai çesit antilop, aslan, leopar, buffalo, piton, sirtlan, çita, çakal, zebra, kuslar, yaban domuzu, maymun (baboon) vs ile hayvanlar alemi hayli kalabalik. Fil ve su aygiri görmek istiyorsaniz istikamet baska park, zira bu parkta onlardan bulunmuyor.

Park sinirlari dahilideki otelimize yerlesip, ögle yemegimizi de yedikten sonra saat 16.00 sularinda ilk safarimize dogru yola çikiyoruz. Ilk destinasyon göl kiyisi. Parki ilk ve ikinci ziyaretimizde uzaktan göle bakildiginda gölün gerçek rengi seçilemiyordu pembe filamingolarin o sevimli renginden. Bir filamingo gölün bir kiyisindan ötekine uçmaya basliyor. Ardindan ikincisi, ardindan üçüncüsü ve hepsi pesi sira gölün öteki tarafina uçuyorlar. Adeta görsel bir ziyafet. Gölün kiyisindayiz. Vahsi hayvanlari kollayip kendimi arabadan disari atiyor ve filamingolara dogru kosmaya basliyorum. Benim onlara dogru hareketimle filamingolarin diger kiyiya dogru uçuslari daha bir canlaniyor. Arabada esim filamingolari, çildirmis sekilde filomingolara dogru kosan beni fotograflarinda ölümsüzlestiriyor. Sezonun yagisli veya kuru olmasina bagli olarak göldeki filamingo ve pelikan popülasyonu degisiyor. Bu sene yagisli sezon pek bereketli geçmedi. Hatta birçok parkda kuraklik dolayisiyla hayvanlar telef oldu. Gazetede okudugum bir habere göre Tsavo Park’da 150 fil, Masai Nehri’nde 600 adet su aygiri hayatini kaybetmis. Anlayacaginiz durum vahim. Geldiniz, geldiniz buralara yoksa yakinda vahsi hayvan mayvan kalmayacak bu gidisle. Nakuru’daki filamingolarin çogu, pelikanlarin ise hemen hemen hepsi hayatlarini kurtarabilmek için yagisli alanlara göç etmis. Filamingolardan bazilari da yurtlarini terk etmemek için halen direnmekte. Filamingo ve pelikanlarin göç nedeni  yeterince yagmur yagmadiginda gölde ana gidalari yosunu bulamamalari. Eh, insanin karninin doydugu yerdir vatani derler. Demek bu hayvanlar için de geçerliymis.

2009 yili kayitlarina göre parkda 25 adet siyah gergedan ile 70  beyaz gergedan yasiyor. Ekvator üstünde olmasi nedeniyle Kenya’da gün ve gece günü ikiye bölünmüs, 12’ser saat. Saat 18.00 gibi günes batacak, dolayisiyla acele etmeliyiz diger hayvanlari da görmek istiyorsak. Gölden uzaklasirken bir çukurun içinde yatan bir gergedan görüyoruz. Bu aralar kurakliktan parklar ölü hayvanlarla dolu oldugu için ilk basta ölü saniyoruz. Ancak biraz daha yaklastigimizda varligimizdan rahatsiz olan gergedanin hareketlenmesiyle ölü olmadigini anliyoruz. Gergedan sinirli sinirli soluyarak bize bakiyor ve ayaklanip sanki arenadaki bir boga edasiyla arka ayaklarini yere vuruyor. Kendisinden birkaç hatira fotografi alip, gergedani daha fazla kizdirmamak adina ayriliyoruz oradan.

Üzerinde gölü pembeye boyayacak miktarda filamingo olmasa da Nakuru Park’i kusbakisi fotograflamak amaciyla Baboon Tepesi’ne dogru yola koyuluyoruz. Manzarayi fotografladiktan sonra yolumuza devam. Annemlerle Ulusal Nakuru Park’da safari sirasinda  çok sansliydik. Disi ve erkek aslan yolun kenarinda dinlenmedeydiler. Arabamizdan sadece 3m kadar uzaklikta erkek aslan agacin dibinde, disi aslan ise agacin dalina çikmis miskin miskin etraflarina bakiyordu. Bol bol fotofraflarini çektik, karsilikli bakistik ve vedalastik. Bu sefer o kadar sansli degildik. Aslanlar mah cemallerini bize göstermediler. Neyse, canim daha önümüzde Amboseli Park’da safari var. Orada görüsürüz elbet. Ilerliyoruz, yolda bufalolar yavrulariyla bizi karsiliyorlar. Her bufalonun üstünde bir kus. Kuslar bufalolarin üstündeki küçük böcekler, parazitlerle besleniyorlar. Hatta bir bufalonun kafasinda konuslanmis bir kus bufalonun boynuzunun yanindaki kanli yarasindan besleniyor. Biraz mide bulandirici olsa da, doga bunu gerektiriyor. Az ileride bir sirtlan birkaç gün önce aslanlara yem olan bir zebrayi didiklemekte. Eh, doganin dogal çemberi içinde ne de olsa herkesin görevi var. Sirtlanin görevi de dogayi leslerden temizlemek.  Günes batti batacak. Otele dönme vakti. Aksam yemegi öncesi Masai Kabilesi’nin geleneksel dansini izliyoruz. Ayaklarinda araba lastiginden yapilmis sandaletler siçriyabildikleri kadar yüksege siçriyorlar. Boyunlarina, kollarina ve kulaklarina taktiklari el isi incik boncuklarla rengarenkler.

Yemek sonrasi erkenden uykuya çekiliyoruz. Zira sabah gün dogmadan yine yola koyulacagiz doganin uyanisini gözlemleyebilmek için.

Ertesi sabah safari sirasinda kara kara bulutlar parkin üstünü kapliyor. Kahvalti akabinde parkdan ayrilirken siddetli bir yagmur basliyor. Arabanin silecekleri önümüzü görmeye adeta yetmiyor. Doga için çok seviniyoruz. Umariz bir seferle kalmaz bu yagmur devam eder, göl eski boyutuna ulasir ve o sirin pembe flamingolarla pelikanlar yuvalarina dönerler. Ayrica artik hayvanlar kurukliktan telef olmazlar.

Nakuru ile Nairobi arasi Naivasha Country Club'da ögle yemegi için durakliyoruz. NCC Naivasha Gölü kiyisina kurulmus, minik bungalowlardan olusan bir otel. Yemek öncesi göl kiyisina iniyoruz. Burada da kurakliktan göl çekilmis. Geçen sene su üzerinde olan iskelenin bacaklari suyla temas etmiyor bile. Iskeleden aslinda göl olan alana iniyoruz. Gölde az ilerde kahverengi koca koca lekeler var. 20 kisilik su aygiri ailesi kiyiya o kadar yakin ki açikçasi biraz ürperiyorum. Su aygirlarinin saatte 30km hizla kosabildiklerini ve vahsi hayvanlar içinde en tehlikelilerden biri oldugunu bildigimden herhangi bir tehlike aninda nasil kaçarim diye düsünüp, kaçis plani yapiyorum. Su aygirlari grup olarak dolasiyorlar. Her grupta sadece 1 erkek var. Kendi haremini kurmus olan erkek su aygiri kendi erkek yavrusunu bile kabul etmiyor gruba. Dolayisiyla erkek evlat doguran disi oglunu yetistirene kadar gruptan ayri kaliyor, ta ki oglu kendi haremini kurana kadar. Gruptaki erkek öldügünde ancak haremdeki hanimlardan birinin erkek evladi gruba geri dönebiliyor. Ne ilginç degil mi? Ot obur olan su aygirlari gündüzleri hassas derilerini günesten korunmak için  su altinda yasiyorlar, geceleri ise su disina çikiyorlar. Eger onlar su disina çiktiginizda oralardaysaniz vay halinize. Kendilerine tehlike olabileceginizi düsünüp öldürücü bir hamle ardindan sizi su altina çekiyorlar. Aman dikkat ne zaman, nerelerde gezdiginize.

Su aygirlari ile vedalastiktan sonra devasa begonvillerin gölgesinde ögle yemegimizi yiyoruz.

Bir macera dolu haftasonuna daha noktayi koyduk.

Darisi digerlerinin basina.










































 

 




DİĞER KENYA YAZILARI
TÜMÜ

 ARKADAÞIMA GÖNDER
 

YAZI İLE İLGİLİ YORUMLAR

mugeyidogan



23.11.2009 08:58
National Geographic dergisinde bir makale olmaya aday bir yazı ve fotoğraflar...
cherryblossomgirl



23.11.2009 14:07
mügeye katılmamak elde değil, figen hanım, bu yazılar kitaplara, dergilere layık, tabii sitemize de, ellerinize sağlık:))
FigenLetaconnoux



23.11.2009 14:38
Cok tesekkürler. Beni motive ettiniz. Ah, ah yolda bekleyen o kadar konu var ki kaleme alinacak. Neyse, en iyisi ben bir söz daha vereyim. Söz verince tutuyorum. Siradaki yazi "Amboseli Masai Köyü". Bekleyelim bakalim nasilmis?
flyleaf



23.11.2009 17:44
merakla bekledgmi soyleyebilirm:))
Toplam Kayıt: 4 Gösterim Adedi: ««  Önceki       Sonraki  »»
ARKADAÞIMA GÖNDER
Ana Sayfa | SSS | Yasal Uyarı | İletişim |   RSS
Copyright. All Rights Reserved. Binrota.com.
|