Dünyanın en yoksul 10 ülkesinden biri olmasına rağmen çok bilinen bir ülkedeyiz. Nepal, “Dünyanın Çatısı” olarak tanınıyor. 1317 rakımlı Katmandu çok yüksek sayılmaz ama 8848 m’lik Ana Kraliçe (Everest’in yerel dildeki anlamı) dahil, dünyanın en yüksek 10 yerinden 8’i Nepal’de. Cesaretleri ile ünlü “Gurka’ların Vatanı” da burası, Everest yolcularının cefakar taşıyıcıları Şerpa’ların da… Sadece Katmandu Vadisinde bulunan 2500’den fazla Budist ve Hindu Tapınağından ötürü “Tapınaklar Ülkesi” olarak da biliniyor. Çok unvanı var Nepal’in, bunlara 1960’ların modası “Hippiliğin Anavatanı” da eklenebilir.
Nepal deyince bütün bunlar geliyor akla ama en çok Everest tabii, şimdiye kadar sadece 1200 kişinin zirve yapabildiği, 200’e yakın dağcının zirve yolunda hayatını kaybettiği Everest’in 5364 metredeki ana kampına gitmek bile kolay değil. Önce uçakla 2840 metredeki Lukla’ya uçacaksınız ve daha sonra gidiş-dönüş 10 günden az olmamak üzere vücudunuzu alıştırarak yürüyeceksiniz. Genellikle üçüncü, dördüncü günde 3440 metredeki Namche Bazar’dan veya biraz daha ilerde, 3700’lerden geri dönülüyor, Ana kampa ulaşabilenler için de (zirve yapacaklar hariç) gecelemek yasak, ayrıca yol boyunca oksijen takviyesi gerekiyor, kısacası zor iş. Bunun yerine 120 dolara yapılan 45 dakikalık uçak turları tercih ediliyor. (Bu arada “Dünyanın en yüksek noktası” unvanı biraz tartışmalı, yerküremiz tam yuvarlak değil de biraz basık olduğu için, dünya merkezinden yapılan hesaplamalarda; zirve noktası Everest değil, çok farklı bir yerde Ekvator’da bulunan Chimboraza Yanardağı oluyor)
Çin ve Hindistan gibi dünyanın en kalabalık iki ülkesinin komşusu Nepal’in nüfusu sadece 25 milyon. Başkent Katmandu, en önemli kentlerinden Bhaktapur bir dini merkez, Chitwan milli parkı ile tanınıyor. Pokhara ise diğer bir yürüyüş parkuru Annapurna’nın başlangıcı. Nepal’in yüzölçümü 147 000 km², halkın büyük çoğunluğu Hindu, daha sonra Budistler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar geliyor, anadil Nepalce ama İngilizcede yaygın şekilde konuşuluyor.
Katmandu’ya ilk defa, Nepal’in hafta sonu tatili olan bir cumartesi günü Delhi üzerinden geldim. Hindistan ile saat farkı 15 dakika. Türkiye ile Hindistan arasındaki 3,5 saat fark, böylece 3 saat 45 dakika gibi alışılmamış bir rakam oluyor. Bugün (21 Ekim) aynı zamanda Bengal Körfezi halklarının ortak bayramı Diwali, ayrıca ertesi gün (23 Ekim) de tatil. Nepal’i oluşturan kastlardan en büyüğü olan Newari’lerin yılbaşı, 1127 yılına giriyorlar. (Ancak bu Nepal’in takvimi değil, o takvim de Batı’dan farklı, 30 Martta 2063 yılına girecekler)
Katmandu’da bulunduğumuz dört gün boyunca kutlamalar bitmedi, ışıklandırılan caddeler ve binalar, havai fişekler ve patlayıcılar sabaha kadar durmadı. Dükkanlar çiçeklerle süslendi, kaldırımlara boya ile dini resimler yapıldı, kapı kapı dolaşan çocuklar bir çeşit mani söyleyip para topladılar, gece sokak konserleri yapıldı, evlerinin önünde küçük gruplar halinde dans eden halk ayrıca motosiklet konvoyları düzenledi, kalabalık gruplar kamyonetler üzerinde tur attılar… Kısacası aktivist bir halk Nepalliler.
Fizikleri çok farklı olmasına rağmen, bayramları gibi başka ortak yönleri de var Hindistan ve Nepal halklarının; örneğin alfabeleri aynı, dilleri çok yakın, “Nameste” burada da en çok duyduğumuz söz, “Ruhum, ruhunu selamlıyor” veya kısaca “Merhaba”. Yakın zamana kadar politik gerginliğin yaşandığı Nepal’de ortam durulmuş. Kral Parlamentonun açılmasına tekrar izin verince, Muhalefet Meclise dönmüş ve Çin yanlısı Maocu gerillalar yalnız kalmış, Onlar da zaten baştan beri turistleri rahatsız etmiyorlar.
Nepal gerçek anlamda bir dinler mozaiği, çoğunluk Hindu ve Budistlerde, Müslüman ve Hıristiyanlarda var. Şimdiye kadar aralarında hiç savaşmamışlar, üstelik savaşçı bir millet Nepalliler! İngiltere Ordusunda 4000, Hindistan Ordusunda 50 bin paralı asker (Gurka) çalışıyor, Singapur’da 15 bin Nepalli polis görev yapıyor. Ayrıca Birleşmiş Milletlerin tüm dünyadaki barış gücünün % 25’i Nepal’den. Yani Nepal’in Almancıları askerler. (Gurka seçmeleri çok çetin geçiyormuş). Görünüşe göre sakin bir halk, savaşçılıkları sadakatlerinden veya gözü karalıklarından olsa gerek ve de işsizlikten tabii…
Tüm dünyadan olduğu gibi Türkiye’den de çok gezgin geliyor buraya. Nepal vizesi İstanbul’daki Fahri Konsolosluktan alınabildiği gibi Katmandu Tribuvan Havaalanında veya Hindistan sınırında da alınabiliyor. (3 Güne kadar ücretsiz, fazlası 30 $, geçen sene İstanbul’da 40 $ almışlardı, üstelik vizeniz 1 gün geçerse idare bile ediyorlar) Ulaşım genellikle Delhi üzerinden sağlanıyor. Hindistan Büyükelçiliğinin tatil olmadığı bir güne denk getirmek ve sabah başvurmak şartı ile aynı gün (Hindistan’dan çıkış biletinin fotokopisi ve 800 NR karşılığında, Dolar kabul edilmiyor) 15 güne kadar geçerli transit vize alınabiliyor.
Nepal, Hindistan’dan gelişte daha gelişmiş bir ülke izlenimi veriyor. Bir dağ ülkesi olmasına rağmen ılıman bir iklimi var, İnsanı da oldukça sıcakkanlı. Ayrıca Nepal’de görülecek çok yer var. Katmandu ve çevresi Nepal kültürü hakkında kesinlikle bir fikir veriyor ancak tabiatı görmek için Katmandu dışına çıkmak şart. Kısacası uzak-muzak demeden gidilmesi gereken bir yer Nepal, ayrıca Katmandu’ya uçmanın çok özel bir ayrıcalığı var, gelişte “sol” dönüşte “sağ” koltukları seçerseniz; bulutların üzerindeki zirve manzaraları (Himalayalar) o kadar güzel ki sadece bunları görmek için bile gelinir Nepal’e…
“Bu yazı GEZMEK YAŞAMAKTIR (Timur Özkan, Pelikan Yayınları, 2007) adlı kitapta yayınlanmıştır.”