
Nepal’in başkenti Katmandu’dan güneye doğru 190 km uzaklıktaki Chitwan Ulusal Parkı, dağlar arasında ve nehir boyunca çok güzel manzaralar eşliğinde ulaşılabilen bir koruma alanı. Bu görüntüler arasında bulutların altında kaybolmuş zirveler, yamaçlarda teraslanmış tarlalar, coşkun akarsular bulunuyor. İçinden geçen Nepal-Hindistan devlet yolunun ve bölgenin eski sakinlerinin yaşadığı park içindeki evlerin oluşturduğu yoğun trafik, koruma altındaki bir ulusal park anlayışına pek uygun düşmüyor. Buna karşılık timsah, fil, gergedan, Bengal Kaplanı, yaban domuzu, maymun gibi çok sayıda hayvan çeşidini görmek, nehirde kano ile gezmek, ormanda yürüyüş yapmak veya fil safari gibi etkinlikler tam adı ile Chitwan Kraliyet Ulusal Parkı’na çok sayıda ziyaretçi çekiyor.
1973’te korumaya alınan, 1984’de Dünya Tabiat Tarihi Koruma Listesi’ne giren 932 km2’lik alanda, Nepal’de tespit edilebilen 850 kuş türünün 550’den fazlası ayrıca içinden geçen Rapti nehrinden 120’den fazla balık çeşidi yaşıyor. Burada konakladığımız Tiger Camp, Chitwan’daki 200 kadar tesisin pek çoğu gibi bahçe içinde tek ve iki katlı evlerden oluşuyor. Kampta hayat erken başlıyor, kanolarımız günün ilk ışıkları ile birlikte hazır. Önce her biri 6-10 kişi alan ve tek bir ağaç gövdesinden yapılmış ilkel kanolar ile akıntı yönünde bir saat kadar süren bir yolculuk yapıyoruz. Bu esnada doğal hayatın çeşitli görüntüleri arasında, kıyıda güneşlenen timsahlar, havada dönerek aşk dansı yapan bir çift kartal, çeşitli göçmen kuşlar ilgimiz çekiyor. Nehir kıyısının bazı yüksek kısımlarında gördüğümüz küçük deliklerin kuş yuvaları olduğunu, derinliklerinin 1 metreye kadar uzandığını ve en önemlisi bu yuvaları erkek kuşların yaptığını öğreniyoruz. Demek ki buralarda yuvayı, bizdeki gibi dişi kuş yapmıyor.
Daha sonra orman içi yürüyüş başlıyor. Önceden uyarıldığımız için vahşi hayvanların dikkatini çekecek kırmızı vb renkler giymiyoruz, sessiz ve tek sıra halinde yürüyoruz. Şansımıza sadece birkaç yaban domuzu ve bir gergedanla karşılaştığımız bu kısa yürüyüşün sonunda fil yetiştirme çiftliğindeyiz. Bir yaşındakilerin serbestçe dolaştığı, daha büyüklerinin ayaklarından zincirlerle bağlandığı filleri, burada satılan bisküvilerle beslerken bol bol fotoğraf çektiriyoruz. Filler kolay doymuyor ve fırsatını bulunca paketin tamamını hortumlarıyla elimizden kapıyorlar.
Fillerle birlikteliğimiz bir süre daha devam ediyor. Jiplerle döndüğümüz otelimize yemekten önce, nehirde fillerle beraber yüzmek isteyenler için üç fil getiriliyor. Fillerin üstüne çıkmak, sonra suya düşmek veya hortumlarında çıkan suyla ıslanmak, yüzmekten çok bir çeşit eğlenceye dönüşüyor. Daha sonra kamyonetlerin arkasında fil safariye gidiyoruz. Fil safari, Chitwan Ulusal Parkı’ndaki en heyecanlı zamanımız oluyor.
Her filin üstünde 4’er kişi olmak üzere, kelimenin tam anlamı ile balta girmemiş ormanlara dalıyoruz. İki saatlik gezi boyunca, daha önce uzaktan gördüğümüz gergedanların yakınına kadar gittiğimiz gibi geyikler, maymunlar arasında dolaşıyoruz. Özellikle fillerin karşıya geçmek için nehre indiği an oldukça heyecanlanıyoruz. Dönüşte bizleri kampa kadar getiren filler arasındaki bir çeşit hiyerarşi hepimiz şaşırtıyor. Bütün gruplar aynı anda döndüğü için iniş merdivenlerinde bir yığılma meydana gelince yaşlı filler öne geçerek sıraya girmediler ve diğerleri de buna izin verdiler. Öte yandan orman gezisi boyunca kaplan, gergedan gibi hayvanların, yürüyerek gezenler için tehlike oluşturduğunu, buna karşılık fil sırtında böyle bir tehlike olmadığını öğrenmiştik. Galiba burada ormanın kralı filler…
Kamp akşamları da hareketli, yemek esnasında izlediğimiz geleneksel danslarda, insanların hayvanlarla ve birbirleriyle mücadelelerinden örnekler sergileniyor. Tamamı erkek 12 dansçının sadece biri kadın giysileri içinde dans ederken, bir anlamda cefakar Nepal kadınının toplum içindeki sınırlı yerini de vurgulamış oluyor. 1920’lere kadar kocası öldüğünde onunla beraber canlı olarak yakılan, bugün bile 10 yıl içinde çocuk sahibi olamamışsa eşinin ikinci kez evlenmesine yasaların izin verdiği Nepal kadının, Nepal folklorundaki yeri de ancak bu kadar oluyor.
Müzik ve dans gösterisinden sonra ateş başı sohbetleri geç saatlere kadar devam ediyor.
Chitwan’a Katmandu üzerinden gelinebiliyor, Nepal’deki ulusal parklar içinde yabancıların girmesine izin verilen sadece iki parktan birisi Chitwan Kraliyet Ulusal Parkı. Kuzeydeki, ikincisine (Sagarmata) göre ulaşımı daha kolay ve konaklama tesisleri açısından pek çok seçenek bulunuyor. Nepal’in sadece tapınaklarını değil, doğasını da görmek için mutlaka gidilmesi gereken bir Chitwan…
“Bu yazı GEZGİN’CE (Timur Özkan, Kül Sanat Yayınları, 2008) adlı kitapta
ve CUMHURİYET - 4 MEVSİM GEZİ ekinde yayınlanmıştır.”